DUYURULAR
 

SERGİ: BEYOĞLUNDA YAŞAM

Yeni sergim "Beyoğlu'nda Yaşam", 6 Eylül 2011 saat 19'da, Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi'nde açılıyor.

2006 yılında bir grup öğrencimle birlikte başladığım "Beyoğlunda Yaşam" projesi, 2011 yılına kadar devam etti ve 5 yılın birikimi bir fotoğraf sergisine dönüştü.

Her daim canlı, her daim kalabalık, her kesimden ve kültürden insanın bir arada yaşadığı Beyoğlu, bir anlamda bir kültürler mozaiği olan ülkemizin prototipi. Kalabalığı, coşkusu, eğlencesi, hüznü, âşıkları, düğünleri, yoksulları, evsizleri, simitçileri, kestanecileri, lüks restoranları, ışıltılı caddeleri, loş arka sokaklarıyla birbirinden farklı, birbirine zıt yaşamların bir arada yürüdüğü, dünyada eşine az rastlanır bir yer.

Beyoğlu'nda yaşayan birisi olarak, toplumun nabzının attığı bu semte içerden ve içten bir bakışla, onun değişik yaşam biçimlerini ve kültürel zenginliğini gözler önüne sermeye, sıra dışı öykülerini anlatmaya çalıştım.

Ayrıca, 10 Eylül Cumartesi günü saat 15'de, sergi etkinlikleri kapsamında, Celal Başlangıç'ın yöneteceği ve benim, Deniz Türkali'nin, Figen Şakacı'nın ve Mihail Vasiliadis'in konuşmacı olarak katılacağı bir panel, yine Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi'nde düzenlenecek.

Sergi, 6 Eylül – 1 Ekim 2011 tarihleri arasında açık kalacak ve Pazar hariç her gün saat 09.00 – 19.00 arası gezilebilecek.

Adres:
Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi
İstiklal Caddesi, No: 217 Tünel,
Beyoğlu, İstanbul

 

SERGİ: İSTANBUL’UN KAYBOLMAKTA OLAN DOKUSU

Bir yanda büyüyen, gelişen, modernleşen İstanbul, diğer yanda tarihi ve kültürel değerlerini yavaş yavaş yitiren, kimliksizleşme ve kişiliksizleşme tehlikesiyle karşı karşıya olan İstanbul…

Atölye’de geçen sene, Buket Altuğ, Fatma Işık Ece, Özgür Gürbüz, Şebnem Ergezer, Suay Altay ve Ümit Türkoğlu ile birlikte gerçekleştirdiğimiz “İstanbul’un Kaybolmakta Olan Dokusu” projesinin sergisi, 29 Mayıs 2010 Cumartesi günü saat 16.00’da,Sirkeci Uğur Varlı Fotoğraf Sanatı Galerisi’nde açılıyor.

Sergi; bir yandan İstanbul’a kendine özgü atmosferini veren ve geçmişi 16.YY’a kadar uzanan ahşap ve taş binaların nasıl bakımsızlığa, yalnızlığa ve yokoluşa terk edildiğini; diğer yandan da zamana direnebilen “şanslı” tarihi binaların, kişiliksiz “modern” yapılar arasında nasıl kaybolup görünmez olduğunu; yani kısaca İstanbul’un kimliğini ve kişiliğini oluşturan tarihi ve kültürel unsurların yok oluş sürecini konu alıyor…

Satış gelirinin bir bölümünün Çekül Vakfı’nın “Kendini Koruyan Kentler” projesine bağışlanacağı sergi, 25 Haziran 2010 tarihine kadar Pazar günleri hariç her gün 09:00 – 18.30 arası gezilebilir.

Adres:
Uğur Varlı Fotoğraf Sanatı Galerisi
Ankara Caddesi, Atabay İş Merkezi, Kat: 2
Sirkeci, İSTANBUL
Tel: (212) 520 49 46

 

DÜNYANIN KARANLIK YÜZÜ”  ATÖLYE’DE   

11 Nisan - 10 Mayıs 2008 tarihleri arasında İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde açılan Dünyanın Karanlık Yüzü fotoğraf sergisi, Atölye’de devam ediyor.
“Gerçekte ayın karanlık yüzü yoktur” der Pink Floyd, ünlü “The Dark Side of The Moon” albümünün bitiminde. Peki dünyanın karanlık yüzü var mıdır? Karanlıkta kalmış, görülmeyen, görülmek istenmeyen yüzü, yüzleri…

    İşte 2006 yılında Afrika Kıtasının göbeğinde, Mali ve Burkina Faso’da, siyah tenleriyle dünyanın karanlık yüzünü oluşturan, alabildiğine aydınlık insanlarla karşılaştığımda bunları düşündüm ister istemez…

    Bu sergide göreceğiniz fotoğraflar, bir yoksulluk edebiyatı oluşturmak için çekilmedi. Buradaki insanlara acınmasını sağlamak da değil amaç. Bu, o insanlara, o yoksul ama yoksullukla başa çıkmasını bilen onurlu insanlara, büyük bir haksızlık olurdu…
    Yoksulluklarını bilen, bilgece kabul eden ve bunu bir trajedi gibi değil, yaşamın mücadele edilmesi gereken bir gerçeği olarak algılayan bu insanlara yaptığım yolculuk, dünya kültürlerine “Yeryüzünün Yüzleri” ile başlayan yolculuğumun bir halkası. Siyah Afrika’nın göbeğindeki bu bölge de, dünya kültürler mozaiğinin en özgün, en renkli parçalarından birisi.
    Amacım, kendi koşulları içinde şekillenen ve bu nedenle “Batı dünyasından”, “bizden” farklı olan kültürleri ve bu kültürleri yaşatma çabası içindeki bu insanları merak etmenizi sağlamak yalnızca. Çünkü Murat Belge’nin Yeryüzünün Yüzleri’nin sunuşuna yazdığı gibi “… merak, insanlar arasında gerçek tanışmanın başlamasına yol açan duygudur.”
    Sergi, Pazar hariç her gün 12.00 – 19.00 arasında ziyaret edilebilir.



 

 


YERYÜZÜNÜN YÜZLERİ ALBÜMÜ ÇIKTI
   
    Yeryüzünün Yüzleri albümü Ekim 2005’te İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. 120 fotoğraftan oluşan 144 sayfalık albümde, Yeryüzünün Yüzleri sergi fotoğraflarının yanı sıra, “Kadınların Dünyası” sergisinden kareler ve hiç yayımlanmamış ve sergilenmemiş fotoğraflar da var.

    Albümde, dünyanın değişik renklerine, kültürlerine, inanışlarına, yaşama biçimlerine çıkan yolculuk daha da genişlerken; bu kültürlerin hızla batılılaştığının, tektipleştiğinin ve giderek yok olma tehlikesi altında olduğunun altı çiziliyor.

    Tayland’lı boynu halkalı kadınlar, Myanmar’da, İnle Gölündeki bambudan yapılma adalarında domates yetiştiren insanlar, Hindistan’da, Tibet’te, Ladak’ta, tapınaklarda gün boyu okunan kutsal kitaplar, Guatemala’da içi boş tahta bir heykel olan yerel tanrıları Machimo’ya, sigara ve içki içirerek onu hoşnut tutmaya çalışan insanlar…

   Öte yandan, insanların, dünyanın diğer ucunda, adını bile duymadıkları ülkelerde yaşayan başka insanlarla benzerlikleri, ortaklıkları. Birbirine uzak gibi görünen inanışların, kültürlerin, yaşamların aslında ne kadar yakın olduğu. Yani, farklılıkların içindeki benzerlikler, benzerliklerin içindeki farklılıklar “Yeryüzünün Yüzleri”nin konusunu oluşturuyor.

   45 YTL’den satışa çıkarılan büyük boy albüm, Türkiye genelinde seçkin kitapçılardan ve Atölye'den edinilebilir.

  
 Albümün önsözü için TIKLAYINIZ...

   Basında çıkan yazılar için TIKLAYINIZ...